Fazla Mesai (Fazla Çalışma) nedir ? İşçi Alacağı Olan Fazla Mesai (Fazla Çalışma) Ücretinin Hesaplanması ve Tahsilatı Nasıl Olur?

Fazla Çalışma alacağı İşçilik Alacakları içinde bedel olarak en  büyük alacak miktarını oluşturabilen bir haktır. Aşağıda vereceğimiz örnekte olduğu gibi bazı durumlarda kıdem tazminatının iki katını aşan bir alacak miktarı söz konusu olabilmektedir.

İşverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumlulukları İş Kanunun ilgili maddelerinde düzenlenmiştir.

Yazı konumuz fazla çalışma (fazla mesai) olduğuna göre öncelikle İş Kanuna göre normal çalışma süresinin ne kadar olduğunu belirtmemiz gerekir. 4857 sayılı İş Kanunun 63. maddesine göre çalışma süresi genel bakımdan haftada en çok kırk beş saattir. Bu süre haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanmaktadır.Tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde on bir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir. Bu halde, iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz.Buna denkleştirme süresi denmektedir. Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir.

Yukarıda yapılan izahtan da anlaşılacağı ve İş Kanunun 41.maddesindeki düzenlemeye göre fazla çalışma (fazla mesai), Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırk beş saati aşan çalışmalardır. Ülkenin genel yararları yahut Devamını Okuyun →

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2012 Yılında Verdiği Kararında Açılan ve Açılacak Tazminat Davaları İle İlgili Zamanaşımı Konusunda Önemli Kurallar Belirlemiştir

                Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2012 yılında verdiği  kararına göre ; Ceza davası derdest olduğu sürece, hukuk mahkemesinde açılmış olan tazminat davası hakkında da, zamanaşımı süresi işlemeyecek; bununla birlikte, olay tarihi dikkate alınarak, hukuk davası hakkında uygulanması gereken uzamış ceza zamanaşımı süresi dolduktan sonra, ceza mahkemesinin kararı kesinleşir ise , bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren ,(Eski BK m:60/1’e göre 1 yıl ) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 72. maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde,tazminat davası açılabilecektir.

   Buna göre;

               Ceza mahkemesinde süren yargılamanın Devamını Okuyun →

EVİNİ -DÜKKANINI KİRAYA VEREN MÜLK SAHİBİNİN KİRA SÖZLEŞMESİNİ SONA ERDİRME HAKKI VARMI ?

HUKUKUMUZDA KİRALAYAN – KİRACI ARASINDAKİ KONULAR   TÜRK BORÇLAR KANUNU VE İCRA İFLAS KANUNDA DÜZENLENMİŞTİR. HUKUKİ MEVZUATIMIZA  GÖRE  EVİNİ-İŞYERİNİ KİRAYA  VEREN KİŞİLERİN, KİRA SÖZLEŞMESİNİ SÖZLEŞME SÜRESİNİN SONA ERDİĞİ GEREKÇESİNE DAYANARAK FESHETME HAKKI YOKTUR. HUKUKUMUZDA HİÇ BİR GEREKÇE GÖSTERMEDEN KİRA SÖZLEŞMESİNE SON VERME HAKKI KİRACIYA VERİLMİŞTİR.  EVİNİ -İŞYERİNİ KİRAYA VEREN KİŞİLERİN İSE Devamını Okuyun →

ANLAŞMALI BOŞANMADAN SONRA BOŞANMA SEBEBİNE DAYANARAK TAZMİNAT İSTENEMEZ

             Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2012-25372 sayılı olarak verdiği kararında, boşanma kararı tarafların anlaşmalarına dayanıyorsa, boşanma olduktan sonra davacının, boşanma sebebiyle artık manevi tazminat talep etmesinin mümkün olmadığına hükmetmiştir. 

              Yargıtay 2.Hukuk Dairesi; Anlaşmalı boşanma nedeni ile boşanma kararı verilmesi durumunda tarafların boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin aralarındaki ihtilafı nihai olarak çözdükleri Devamını Okuyun →