Hisseli Gayrimenkullerde Önalım (Şufa) Hakkı

       Hisseli gayrimenkullerden (arsa, tarla) hisse satın alarak, gayrimenkul sahibi olanların dikkatli olması gerekiyor.  Şufa (önalım) hakkının kullanılması nedeniyle sevinerek aldığınız gayrimenkul çok düşük fiyatlarla elinizden çıkabilir. Tarafımıza konuyla ilgili olarak müracaat eden kişilerden, önalım (şufa) hakkının kullanılmasından mağdur duruma düşen kişilerin sayısının artış gösterdiğini anlıyoruz. Ülkemizde son yıllarda gayrimenkul fiyatları artmakla birlikte özellikle İstanbul ilinde gayrimenkul fiyatları hızla yükselmiştir. Ülkemizin bir bölgesinde Devlet tarafından yapılacak yatırımlar duyurulduğunda yatırım amacıyla bölgede her gün artan bir ivme ile gayrimenkul satışları ve fiyatları söylentilerinde eklenmesiyle kontrolsüz şekilde artmaktadır. Bütün hayatı boyuca biriktirdiği parası ile hisseli gayrimenkulleri satın alan insanlar yeterli bilgi sahibi olmadığından hisseli gayrimenkullerin taşıdığı rizikoları bilmemekte satışa aracılık yapan kişilerin sadece satışa odaklı söylemleriyle, aldıkları hisseli gayrimenkuller  (arsa, tarla) nedeniyle çok büyük zararlara uğramaktadırlar. Şöyle ki; Bazen onlarca dönüm büyüklükteki gayrimenkullerin üç- dört büyük hissedarı bulunmakta ve bunlar kendilerince hisseleri oranına karşılık gelen gayrimenkulün bölümlerini 250 şer metrekarelik küçük bölümlere ayırdıkları özel parselasyon çizimlerini gösterip bu bölümlere karşılık gelen oranlardaki hisseleri vatandaşa satıyorlar. Bu küçük oranlı hisseleri büyük bedellerle Devamını Okuyun →

Noter ihtarnamesi veya ihbarnamesi nedir, nasıl ve ne zaman çekilir ? Noter ihtarnamesi veya ihbarnamesi içeriğinde bulunması zorunlu unsurlar nelerdir, hangi konularda kim tarafından hazırlanır, gönderilir ?

1512  sayılı Noterlik Kanunun 60. maddesi ve  Noterlik Kanunu Yönetmeliğinin 7. maddesine göre;  İhtarname, ihbarname ve protesto göndermek noterlerin genel olarak yapacakları işler arasında sayılmaktadır.İhtarname veya ihbarnamenin tanımı  ise Noterlik Kanunu Yönetmeliğinin 98. maddesinde “Her türlü hukuki işlemlerde muhatabına kanun, sözleşme, örf ve adetten doğan hak ve isteklerin yazılı şekilde bildirilmesi veya haber verilmesi için yapılan işlemlere ihtarname veya Devamını Okuyun →

Tapu Kayıtlarındaki Kimlik Bilgilerinin Düzeltilmesi

Tapu kayıtlarındaki kimlik bilgileri yanlış, eksik veya silinmiş olduğu durumlarda tapu sicil müdürlüğünde işlem yapmak mümkün olmamaktadır. Bu gibi durumlar Miras intikallerinde daha çok ortaya çıkmaktadır. Bu durumda tapu kaydında düzeltim davası veya duruma göre tespit davası açılması gerekecektir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 1027. maddesi tapu kütüklerindeki düzeltmelerin nasıl yapılacağını belirtmektedir. Buna göre, Düzeltme, ” İlgililerin yazılı rızaları olmadıkça, tapu memuru, tapu sicilindeki yanlışlığı ancak mahkeme kararıyla düzeltebilir.Düzeltme, eski tescilin terkini ve yeni bir tescilin yapılması biçiminde de olabilir. Tapu memuru, basit yazı yanlışlıklarını, tüzük kuralları uyarınca resen düzeltir.” şeklindeki kanun maddesinin metninde belirtilen ilkelere göre yapılacaktır. Mülkiyet hakkının tescili başlıklı Tapu Sicil Tüzüğü’nün (22.07.2013 tarihli ve 2013/5150 sayılı) 28. maddesinde  kütükte bulunması zorunlu bilgiler; kişinin adı ve soyadı, baba adı ile edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarası olarak belirlenmiştir. Tapu sicil kütüğünde bulunması gereken Devamını Okuyun →

Bilgisayar Lüzumlu Ev Eşyası Olup Haczedilemez

6352 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile değiştirilen 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu’nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 3. bendi uyarınca para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu olan eşya haczedilemez. Ancak aynı amaçla kullanılan birden fazla eşya olması halinde bunlardan Devamını Okuyun →

Hukuka Aykırılığı Önleyen Sebepler – Hakkını Kendi Gücüyle Koruma & Üstün Kamu Yararı ve Özel Yarar

HUKUKA AYKIRILIĞI ÖNLEYEN SEBEPLER

A)     Zarar görenin (mağdurun) rızası

B)     Kamu hukukuna dayanan bir yetkinin kullanılması

C)     Özel hukuka dayanan bir yetkinin kullanılması

D)     Haklı savunma (Meşru Müdafaa)

E)     Iztırar hali

F)     Hakkını kendi gücüyle koruma

G)    Üstün kamu yararı veya üstün özel yarar bulunması

aa – Üstün kamu yararı

bb – Üstün özel yarar

F) HAKKINI KENDİ GÜCÜYLE KORUMA Devamını Okuyun →

Hukuka Aykırılığı Önleyen Sebepler – Zorunluluk Hali (Iztırar Hali)

HUKUKA AYKIRILIĞI ÖNLEYEN SEBEPLER

A)    Zarar görenin (mağdurun) rızası

B)    Kamu hukukuna dayanan bir yetkinin kullanılması

C)    Özel hukuka dayanan bir yetkinin kullanılması

D)    Haklı savunma (Meşru Müdafaa)

E)    Zorunluluk Hali (Iztırar Hali)

F)     Hakkını kendi gücüyle koruma

G)    Üstün kamu yararı veya üstün özel yarar bulunması

aa – Üstün kamu yarar

bb – Üstün özel yarar

E) ZORUNLULUK HALİ (IZTIRAR HALİ) Devamını Okuyun →

Hukuka Aykırılığı Önleyen Sebepler – Meşru Müdafaa (Haklı Savunma)

HUKUKA AYKIRILIĞI ÖNLEYEN SEBEPLER

A)     Zarar görenin (mağdurun) rızası

B)     Kamu hukukuna dayanan bir yetkinin kullanılması

C)     Özel hukuka dayanan bir yetkinin kullanılması

D)     Haklı savunma ( Meşru Müdafaa )

E)     Iztırar hali

F)     Hakkını kendi gücüyle koruma

G)     Üstün kamu yararı veya üstün özel yarar bulunması

aa –  Üstün kamu yararı

bb – Üstün özel yarar

D) MEŞRU MÜDAFAA ( HAKLI SAVUNMA ) Devamını Okuyun →

Hukuka Aykırılığı Önleyen Sebepler – Özel Hukuka Dayanan Bir Yetkinin Kullanılması

HUKUKA AYKIRILIĞI ÖNLEYEN SEBEPLER

A)     Zarar görenin (mağdurun) rızası

B)     Kamu hukukuna dayanan bir yetkinin kullanılması

C)     Özel hukuka dayanan bir yetkinin kullanılması

D)     Haklı savunma (Meşru Müdafaa)

E)     Iztırar hali

F)     Hakkını kendi gücüyle koruma

G)     Üstün kamu yararı veya üstün özel yarar bulunması

aa –  Üstün kamu yararı

bb – Üstün özel yarar

C) ÖZEL HUKUKA DAYANAN BİR YETKİNİN KULLANILMASI Devamını Okuyun →

Hukuka Aykırılığı Önleyen Sebepler – Zarar Görenin Rızası

HUKUKA AYKIRILIĞI ÖNLEYEN SEBEPLER

A)     Zarar görenin (mağdurun) rızası

B)     Kamu hukukuna dayanan bir yetkinin kullanılması

C)     Özel hukuka dayanan bir yetkinin kullanılması

D)     Haklı savunma (Meşru Müdafaa)

E)     Iztırar hali

F)     Hakkını kendi gücüyle koruma

G)     Üstün kamu yararı veya üstün özel yarar bulunması

aa –  Üstün kamu yararı

bb – Üstün özel yarar

 

A) ZARAR GÖRENİN RIZASI Devamını Okuyun →

Çocuklara Bağlanacak Nafakalar Hangileridir ? Kardeşlerden nafaka istenebilir mi ?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu göre koşulları oluştuğunda çocuklara aşağıdaki nafakalar verilebilir.

—Tedbir Nafakası – TMK m 169, 197

—İştirak Nafakası – TMK m 182 f ll

—Yardım Nafakası – TMK m 364 f l

Çocuklar için istenilecek ve hakim tarafından hükmedilecek nafaka çeşitleri çocuğun reşit veya onsekiz yaşından küçük olması, anne babasının birbirleri aleyhine açtıkları boşanma ve ayrılık davalarının durumuna göre  değişik adlar almaktadır.

Eşlerin birbiri aleyhine açtıkları boşanma veya ayrılık davalarının görülmesi sırasında, hakim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri resen alır. Bu aşamada karar verilen nafakaya, tedbir nafakası denilmektedir. Boşanma ve ayrılık kararının kesinleşmesinden sonra çocuk için istenilen ve mahkemece hükmedilen nafakaya  iştirak nafakası denir. Boşanma veya ayrılık kararının kesinleşmesinden sonra eşlerin birbirinden istediği ve mahkemece hükmedilen nafakaya yoksulluk nafakası denir. Medeni Kanunun 328 nci maddesine göre; Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.

Onsekiz yaşını doldurmuş  eğitimi devam eden  veya yardım edilmediği zaman yoksulluğa düşecek olan çocuk  Medeni Kanunun 364 üncü maddesine göre annesine babasına nafaka davası açarak yardım nafakası talep edebilir. Yardım nafakası sadece ebeveynlere değil durumları  müsait olması halinde abiye , ablaya veya kardeşe karşıda açılabilir. Ancak yardım nafakası açılacak kişiler mirasçılıktaki sıra gözetilerek açılır. Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi uzman avukatlardan alınarak davanın açılması uygun olacaktır.  

Avukat Hakan Güler    20.11.2013