Hukuka Aykırılığı Önleyen Sebepler – Meşru Müdafaa (Haklı Savunma)

HUKUKA AYKIRILIĞI ÖNLEYEN SEBEPLER

A)     Zarar görenin (mağdurun) rızası

B)     Kamu hukukuna dayanan bir yetkinin kullanılması

C)     Özel hukuka dayanan bir yetkinin kullanılması

D)     Haklı savunma ( Meşru Müdafaa )

E)     Iztırar hali

F)     Hakkını kendi gücüyle koruma

G)     Üstün kamu yararı veya üstün özel yarar bulunması

aa –  Üstün kamu yararı

bb – Üstün özel yarar

D) MEŞRU MÜDAFAA ( HAKLI SAVUNMA ) Devamını Okuyun →

Hukuka Aykırılığı Önleyen Sebepler – Özel Hukuka Dayanan Bir Yetkinin Kullanılması

HUKUKA AYKIRILIĞI ÖNLEYEN SEBEPLER

A)     Zarar görenin (mağdurun) rızası

B)     Kamu hukukuna dayanan bir yetkinin kullanılması

C)     Özel hukuka dayanan bir yetkinin kullanılması

D)     Haklı savunma (Meşru Müdafaa)

E)     Iztırar hali

F)     Hakkını kendi gücüyle koruma

G)     Üstün kamu yararı veya üstün özel yarar bulunması

aa –  Üstün kamu yararı

bb – Üstün özel yarar

C) ÖZEL HUKUKA DAYANAN BİR YETKİNİN KULLANILMASI Devamını Okuyun →

Hukuka Aykırılığı Önleyen Sebepler – Kamu hukukuna dayanan bir yetkinin kullanılması

HUKUKA AYKIRILIĞI ÖNLEYEN SEBEPLER

A)     Zarar görenin (mağdurun) rızası

B)     Kamu hukukuna dayanan bir yetkinin kullanılması

C)     Özel hukuka dayanan bir yetkinin kullanılması

D)     Haklı savunma (Meşru Müdafaa)

E)     Iztırar hali

F)     Hakkını kendi gücüyle koruma

G)     Üstün kamu yararı veya üstün özel yarar bulunması

aa –  Üstün kamu yararı

bb – Üstün özel yarar

B) KAMU HUKUKUNA DAYANAN BİR YETKİNİN KULLANILMASI Devamını Okuyun →

Hukuka Aykırılığı Önleyen Sebepler – Zarar Görenin Rızası

HUKUKA AYKIRILIĞI ÖNLEYEN SEBEPLER

A)     Zarar görenin (mağdurun) rızası

B)     Kamu hukukuna dayanan bir yetkinin kullanılması

C)     Özel hukuka dayanan bir yetkinin kullanılması

D)     Haklı savunma (Meşru Müdafaa)

E)     Iztırar hali

F)     Hakkını kendi gücüyle koruma

G)     Üstün kamu yararı veya üstün özel yarar bulunması

aa –  Üstün kamu yararı

bb – Üstün özel yarar

 

A) ZARAR GÖRENİN RIZASI Devamını Okuyun →

Hakkında Yapılmış İcra Takibine Süresinde İtiraz Edemeyen Borçlunun İtiraz Hakkı Var mıdır ?

Devlet kurumlarından gelen tebligatlar, ihtarlar çok önemlidir. Bu evrakları gelen zarflarıyla birlikte muhafaza etmek şarttır. Bu tebligatlar ile çoğunlukla yasal mevzuat gereğince yapılması gereken işlemlere ilişkin süreler işlemeye başlar. Bu işlemler verilen sürelerde yapılmadığı takdirde ise sonuçları çok ağır olabilir. Bazen bu tebligatlar sahibine ulaşmadığı halde tebligat kanunu gereğince şeklen tebliğ edilmiş kabul edilebilir.Bu durumda usulsüz tebligattan bahsedilebilir. Usulsüz tebligatın söz konusu olduğu durumlarda yapılacak işlemler tebligatın geldiği kuruma ve merciye göre değişik olacaktır. Bu konuda mutlaka uzman avukattan hukuki yardım alınmalıdır.

İcra takibi neticesi yapılan usulüne uygun tebligat ile verilen süreleri ilgilisi bir mani nedeniyle kaçırabilir. Hakkındaki  icra takibine süresinde itiraz edemeyen borçluların itirazlarını yapabilmesini icra ve iflas kanunun 65 inci maddesi düzenlemiştir. Buna göre; Borçlu kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz edememiş ise paraya çevirme muamelesi bitinceye kadar itiraz edebilir. Ancak borçlu, maninin kalktığı günden itibaren üç gün içinde, mazeretini gösterir delillerle birlikte itiraz ve sebeplerini ve müstenidatını bildirmeye ve müteakip fıkra için yapılacak duruşmaya taallük eden harç ve masrafları ödemeye mecburdur. İtiraz üzerine  icra mahkemesi ancak gecikme sebebinin mahiyetine ve hadisenin özelliklerine göre takibin tatilini tensip edebilir. Mercii, tetkikatını evrak üzerinde yapar. Lüzumu halinde iki tarafı hemen davetle mazeretin kabule şayan olup olmadığına karar verir. Duruşmaya karar verilmemesi halinde borçludan alınan masraflar kendisine iade olunur. Mazeretin kabulü halinde icra takibi durur. Aynı celsede alacaklı itirazın kaldırılmasını sözlü olarak da isteyebilir. Bu takdirde tahkikata devam olunarak gerekli karar verilir.Daha önce borçlunun mallarına haciz konulmuşsa mazeretin kabulü kararının tefhim veya tebliği tarihinden itibaren alacaklı yedi gün içinde, merciden itirazın kaldırılmasını istemez veya aynı süre içinde 67 nci maddeye göre mahkemeye başvurmazsa haciz kalkar.

 

Avukat Hakan Güler  24.11.2013

Çocuklara Bağlanacak Nafakalar Hangileridir ? Kardeşlerden nafaka istenebilir mi ?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu göre koşulları oluştuğunda çocuklara aşağıdaki nafakalar verilebilir.

—Tedbir Nafakası – TMK m 169, 197

—İştirak Nafakası – TMK m 182 f ll

—Yardım Nafakası – TMK m 364 f l

Çocuklar için istenilecek ve hakim tarafından hükmedilecek nafaka çeşitleri çocuğun reşit veya onsekiz yaşından küçük olması, anne babasının birbirleri aleyhine açtıkları boşanma ve ayrılık davalarının durumuna göre  değişik adlar almaktadır.

Eşlerin birbiri aleyhine açtıkları boşanma veya ayrılık davalarının görülmesi sırasında, hakim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri resen alır. Bu aşamada karar verilen nafakaya, tedbir nafakası denilmektedir. Boşanma ve ayrılık kararının kesinleşmesinden sonra çocuk için istenilen ve mahkemece hükmedilen nafakaya  iştirak nafakası denir. Boşanma veya ayrılık kararının kesinleşmesinden sonra eşlerin birbirinden istediği ve mahkemece hükmedilen nafakaya yoksulluk nafakası denir. Medeni Kanunun 328 nci maddesine göre; Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.

Onsekiz yaşını doldurmuş  eğitimi devam eden  veya yardım edilmediği zaman yoksulluğa düşecek olan çocuk  Medeni Kanunun 364 üncü maddesine göre annesine babasına nafaka davası açarak yardım nafakası talep edebilir. Yardım nafakası sadece ebeveynlere değil durumları  müsait olması halinde abiye , ablaya veya kardeşe karşıda açılabilir. Ancak yardım nafakası açılacak kişiler mirasçılıktaki sıra gözetilerek açılır. Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi uzman avukatlardan alınarak davanın açılması uygun olacaktır.  

Avukat Hakan Güler    20.11.2013

İcra Takibine Karşı Yapılacak İtirazlar ve Süreleri Nelerdir ? Hacize İtiraz Edilebilir mi ?

Günümüzde  uygulanan ekonomik politikalar neticesinde senetle – çekle alınan mallar veya bankalardan kullanılan krediler  veya harcamalarda kullanılan kredi kartları neticesinde milletimiz icralık- hacizlik duruma gelmiştir. İcra Müdürlüklerinde açılan  İcra takiplerinin sayısı  her geçen gün artarak devam etmektedir. Ticaret piyasalarında mal ve hizmet  mukabili nakit yerine daha çok bankalardan alınan çekler kullanılmaktadır. Bu çekler karşılıksız çıktığında daha önceden karşılıksız çek imzalayanlara   hapis cezası verilmekte iken bugün artık karşılıksız çeklere verilen hapis cezası kaldırılmıştır. Bu sebeple çekler  artık eski güçlü pozisyonunu kaybettiğinden ticaret erbabı kişiler, şirketler birbirine karşı  töleranslı davranmaktan vazgeçerek  karşılıksız çıkan çekleri mecburen hemen icra takibine koymakta olduğundan İcra Müdürlüklerinde icra dosyalarının sayısı sürekli büyük ölçülerde artmaktadır. Bu sebeple milletimiz her geçen gün icra ve haciz tehdidi altında kalmaktadır. Alacaklı Devamını Okuyun →

Kıdem Tazminatı Nedir ? Kıdem tazminatına esas alınması gereken süreler nelerdir ? Askerlik süresi kıdeme esas süreye eklenebilir mi ? İstifa eden işçi kıdem tazminatı alabilir mi ?

İşverene ait bir ya da birkaç işyerinde belli bir süre çalışmış bir işçinin, işini kaybetmesi halinde işinde yıpranması, yeni bir iş edinmede karşılaşacağı güçlükler ve işyerine sağladığı katkı göz önüne alınarak, geçmiş hizmetlerine karşılık işveren tarafından işçiye kanuni esaslar dahilinde verilen toplu paraya “kıdem tazminatı”  denilmektedir. Kıdem tazminatının koşulları, hesabı ve ödeme şekli doğrudan İş Kanunlarında düzenlenmiştir. Devamını Okuyun →

İzale -i şuyu davası sonunda Ortaklığın , paydaşlığın giderilmesinin satış yoluyla yapıldığı durumda muhdesat iddiası varsa bedelin bölüştürülmesi nasıl yapılır ?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunun Paylaşma biçimini düzenleyen 699. maddesinde “Paylaşma , malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleştirilir. Paylaşma biçiminde uyuşma sağlanamazsa, paydaşlardan birinin istemi üzerine hakim, malın aynen bölünerek paylaştırılmasına, bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanmasına karar verir. Bölme istemi durum ve koşullara uygun görülmezse ve özellikle Devamını Okuyun →

Önalım Davalarında Hak Düşürücü Sürenin Başlangıcı ve Sonu Nedir ?

Önalıma ( şufa ) konu davalar gayrimenkule (arsa , tarla , bina , ..vs )  ilişkin tapu iptal ve tescil davalarındandır. Önalım ( Şufa ) davalarında hissedar olmayan kişiye satılan payın iptali ve davacı adına tescili istenir.Davanın yasada belirtilen süre içinde açılması gerekmektedir. Bu konudaki süre , zamanaşımı süresi olmayıp hak düşürücü süredir . Zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davalarda davalı bunu ileri sürmez ise davacı davasını kazanır, alacağını alabilir. Hakim zamanaşımı süresini Devamını Okuyun →