İcra Takibine Karşı Yapılacak İtirazlar ve Süreleri Nelerdir ? Hacize İtiraz Edilebilir mi ?

Günümüzde  uygulanan ekonomik politikalar neticesinde senetle – çekle alınan mallar veya bankalardan kullanılan krediler  veya harcamalarda kullanılan kredi kartları neticesinde milletimiz icralık- hacizlik duruma gelmiştir. İcra Müdürlüklerinde açılan  İcra takiplerinin sayısı  her geçen gün artarak devam etmektedir. Ticaret piyasalarında mal ve hizmet  mukabili nakit yerine daha çok bankalardan alınan çekler kullanılmaktadır. Bu çekler karşılıksız çıktığında daha önceden karşılıksız çek imzalayanlara   hapis cezası verilmekte iken bugün artık karşılıksız çeklere verilen hapis cezası kaldırılmıştır. Bu sebeple çekler  artık eski güçlü pozisyonunu kaybettiğinden ticaret erbabı kişiler, şirketler birbirine karşı  töleranslı davranmaktan vazgeçerek  karşılıksız çıkan çekleri mecburen hemen icra takibine koymakta olduğundan İcra Müdürlüklerinde icra dosyalarının sayısı sürekli büyük ölçülerde artmaktadır. Bu sebeple milletimiz her geçen gün icra ve haciz tehdidi altında kalmaktadır. Alacaklı alacağını almak zorunda olduğundan haklıdır. Borçlu da borcunu ezilmeden ödemek istemekte haklıdır. Konu ile ilgili çok fazla ve teferruatlı yasal düzenlemeler ve  yargı kararları bulunmaktadır. Bu sebeple alacaklı ve borçlunun  konu ile ilgili yasal düzenlemeleri avukatları vasıtasıyla öğrenmesi ve takip etmesi menfaatlerine olacaktır.

Alacaklının dayandığı belgeye göre alacağını tahsil etmek için takip edeceği  (ilamlı veya ilamsız ) icra yolu değişiklik gösterecektir. Buna bağlı olarak borçlu durumundaki kişilerin, şirketlerin itiraz şekilleri değişik işlem ve süreye tabi olacaktır. Alacak mahkeme kararına ( ilama ) veya ilam hükmündeki belgeye dayanıyorsa ilamlı icra yolundaki takip ve itirazlar söz konusudur.  Alacak kambiyo vasfındaki bir belgeye,  poliçe , senet veya çeke dayanıyorsa kambiyo vasfındaki belgeler için yapılacak takip ve itirazlar söz konusudur. Alacak diğer belgelere , fatura, kira kontratı, kambiyo vasfında olmayan imzalı belgelere dayanıyorsa ilamsız icra takibine ilişkin takip ve itiraz şekillerine göre taraflar haklarını kullanacaktır. Hukukumuza göre kişiler  adli makamlar nezdinde haklarını kendileri takip edebilecekleri gibi kendileri dışında sadece avukatları vasıtasıyla dava ve icra işlerini takip edebilirler.

İlamsız icra takibinin söz konusu olduğu durumlarda yapılacak itiraz ve süresi 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 62 nci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre ;  İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.  İtiraz, takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesine yapıldığı takdirde bu daire gereken masrafı itirazla birlikte alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir; alınmayan masraftan memur şahsen sorumludur.Takibe itiraz edildiği, icra iflas kanunu 59 uncu maddeye göre alacaklının yatırdığı avanstan karşılanmak suretiyle üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya tebliğ edilir. Borçlu veya vekili, dava ve takip işlemlerine esas olmak üzere borçluya ait yurt içinde bir adresi itirazla birlikte bildirmek zorundadır. Adresini değiştiren borçlu yurt içinde yeni adres bildirmediği ve tebliğ memurunca yurt içinde yeni adresi tespit edilemediği takdirde, takip talebinde gösterilen adrese çıkarılacak tebligat borçlunun kendisine yapılmış sayılır. Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi lazımdır. Aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır. Borçlu takibin müstenidi olan senet altındaki imzayı reddediyorsa, bunu itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmelidir. Aksi takdirde icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır. Borçluya, itiraz eylediğine dair bedava ve pulsuz bir belge verilir. 

İcra İflas Kanunun 66 ıncı maddesine göre ; Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur. Borçlu itirazında imzayı reddetmişse alacaklı derhal icra dairesinden tatbika medar imzaların celbini isteyebilir.

İlamsız icra takibinin kambiyo vasfındaki belgeye dayalı  olduğu durumlarda yapılacak şikayet, itiraz ve süreler i 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 168, 169 ve 170  inci maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre ; Borçlu, takibin müstenidi olan senet kambiyo senedi vasfını haiz değilse, takip müstenidi kambiyo senedindeki imza kendisine ait olmadığı iddiasında ise,  borçlu olmadığı veya borcun itfa edildiği veya mehil verildiği veya alacağın zaman aşımına uğradığı veya yetki itirazını sebepleri ile birlikte beş gün içinde yapacağı itirazlarını ve şikayetlerini bir dilekçe ile icra mahkemesine dava açarak bildirir. Bu itirazlar satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz.

Mahkemeler tarafından verilen kararların, ilamların icraya konulması durumunda ilam borçlusunun yapması gereken işlemler 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 36 nci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre ; İlama karşı  temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmi bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için Yargıtaydan karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir. Borçlu, Devlet veya adli yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme zorunluluğu yoktur. Ücreti ilgililer tarafından verilirse Yargıtayca icranın geri bırakılması hakkındaki karar icra dairesine en uygun vasıtalarla bildirilir. Nafaka hükümlerinde böyle bir süre verilemez. Yargıtayca hükmün bozulması hâlinde borçlunun başvurusu üzerine, bozmanın mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmeyeceğine mahkemece kesin olarak karar verilir. Yargıtayca hükmün onanması halinde alacaklının istemi üzerine başkaca işleme gerek kalmaksızın teminata konu olan para alacaklıya ödenir. Mal ve haklar ise, malın türüne göre icra dairesince paraya çevrilir. İlâm alacaklısının teminat üzerinde rüçhan hakkı vardır.

İcra takibi üzerine itiraz süresinde veya hiç yapılmaz ise veya süresinde yapılan itirazın  mahkemelerce kaldırılması üzerine haciz yoluyla alacağın tahsiline gidildiğinde yapılan hacizlere karşı borçlunun itiraz hakkı vardır. Örneğin, haczedilen malların hacze kabil mallardan olmadığına ilişkin itiraz durumuna göre haczi yapan icra memuruna veya icra mahkemesine yapılacaktır. Yukarıda belirttiğimiz üzere takip hukukuna ilişkin yasal mevzuat ve Yargıtay İçtihatları çok kapsamlı olduğundan verdiğimiz bilgiler genel olarak bir fikir edinilmesi amacını taşımaktadır. Bu sebeple alacaklı ve borçlunun  mutlaka uzman avukatı vasıtasıyla  gereken işlemlerini yaptırması menfaatlerine olacaktır.

 Avukat Hakan Güler    17.11.2013

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir