HUKUKA AYKIRILIĞI ÖNLEYEN SEBEPLER
A) Zarar görenin (mağdurun) rızası
B) Kamu hukukuna dayanan bir yetkinin kullanılması
C) Özel hukuka dayanan bir yetkinin kullanılması
D) Haklı savunma (Meşru Müdafaa)
E) Iztırar hali
F) Hakkını kendi gücüyle koruma
G) Üstün kamu yararı veya üstün özel yarar bulunması
aa – Üstün kamu yararı
bb – Üstün özel yarar
B) KAMU HUKUKUNA DAYANAN BİR YETKİNİN KULLANILMASI
Kamu hukukundan doğan bir yetkinin kullanılması halinde söz konusu davranış hukuka aykırı olmayacak dolayısıyla haksız fiil meydana gelmemiş olacaktır. TBK. md. 63/1’e göre “Kanunun verdiği yetkiye dayanan ve bu yetkinin sınırları içinde kalan bir fiil, zarara yol açsa bile, hukuka aykırı sayılmaz”. Kamu hukukundan doğan yetkinin kullanılması durumunda söz konusu davranışın hukuka uygun olabilmesi için yetkinin sınırları içerisinde kullanılması gerekmektedir. Ölüme mahkûm edilen kişiyi asan cellâdın, bir haciz kararını uygulayan icra memurunun fiilleri, bir kimsenin kişilik hakkını veya mülkiyet hakkını ihlal ettiği halde hukuka aykırı değildir. Anayasanın 83. maddesine göre, TBMM üyeleri Meclis çalışmalarında söyledikleri sözlerden, ileri sürdükleri düşüncelerden ve bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulmazlar. Mutlak dokunulmazlık veya yasama sorumsuzluğu adı verilen bu durumda, TBMM üyesinin beyanları bir kimsenin kişiliğine tecavüz oluşturursa, dokunulmazlığı sebebiyle bu beyanı yüzünden cezai veya hukuki sorumluluğu söz konusu olmayacak ise de bu durumun fiilin hukuka aykırılığını önlemeyeceği kabul edilmektedir.
Hukukçu/Asistan Haydar GÜLER 01.05.2014