Kiraya verilen konut ve iş yerinden kiracının tahliye sebeplerinden biri kiraya verenin ihtiyacının olmasıdır. Bu konu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 350 nci maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre ; ” Kiraya veren, kira sözleşmesini; Kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açacağı dava ile sona erdirebilir.”
Kanunda ihtiyaç sebebiyle açılacak davanın, kiralananın kendisi, eşi, altsoyu(çocukları ), üstsoyu (anne-baba) veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için olduğu belirtilmiştir.
Bu tür davalarda önemli olan konu ihtiyaç olgusunun kanıtlanmasıdır. Yargıtay Kararlarına göre İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arz etmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Dava şartlarına ilişkin hususlar ile açılacak ihtiyaçtan dolayı tahliye davasına ilişkin diğer tüm konular ve davanın size özgü ayrıntıları, profesyonel hukuk bilgisi gerektirdiğinden avukatınızın danışmanlığına başvurunuz.Davanızı avukatınız aracılığı ile açarak takip ediniz.25.07.2015
Av.Hakan Güler