Hukuka Aykırılığı Önleyen Sebepler – Zorunluluk Hali (Iztırar Hali)

HUKUKA AYKIRILIĞI ÖNLEYEN SEBEPLER

A)    Zarar görenin (mağdurun) rızası

B)    Kamu hukukuna dayanan bir yetkinin kullanılması

C)    Özel hukuka dayanan bir yetkinin kullanılması

D)    Haklı savunma (Meşru Müdafaa)

E)    Zorunluluk Hali (Iztırar Hali)

F)     Hakkını kendi gücüyle koruma

G)    Üstün kamu yararı veya üstün özel yarar bulunması

aa – Üstün kamu yarar

bb – Üstün özel yarar

E) ZORUNLULUK HALİ (IZTIRAR HALİ)

Iztırar halinin var olabilmesi için aşağıda zikredeceğimiz şartların bir arada gerçekleşmesi gerekir.

a. Şahsa ya da mala yönelmiş bir zarar veya derhal meydana gelecek bir tehlike mevcut olmalıdır

Iztırar halinde zarar veya tehlikenin şahsa veya malvarlığına karşı olması gerekir. Şahsa ilişkin zarar veya tehlike hayat, vücut bütünlüğü, sağlık, özgürlük, ırz, namus veya şerefe yönelik saldırılardır. Mala ilişkin zarar veya tehlike de malın yok olmasına, değerinin düşmesine, çalınmasına, tahrip olmasına yönelik olmalıdır. Mal ya da şahıs varlığı zarar veya tehlike altında bulunan kişi, ıztırar halinde bulunan şahsın kendisi olabileceği gibi üçüncü bir kişi de olabilir. Yani zarar veya tehlikenin, ıztırar halinde bulunan kişi ya da malvarlığı değerlerine yöneltilmiş olması ile üçüncü bir kişiye karşı olması açısından bir ayırım söz konusu değildir. Ayrıca üçüncü kişinin, ıztırar halinde bulunanın yakını da olması gerekmez.

b. Yapılan saldırı ya da yaratılan tehlikeyle ilgisi bulunmayan üçüncü bir kişinin malına zarar verilmiş olmalıdır

Bu şart, meşru müdafaa ile ıztırar halini birbirinden ayırır. Çünkü zarar veya tehlikenin kaynağı olan kişinin malına zarar verilecekse meşru müdafaa söz konusu olacaktır. Dolayısıyla ıztırar hali, üçüncü bir kişinin yalnızca malvarlığı değerlerine zarar verilmesinde uygulanacaktır.

Üçüncü bir kişinin şahsına verilen zarar da ıztırar hali teşkil etmeyecektir. Dolayısıyla üçüncü şahsın beden tamlığı, sağlığı hayatına karşı bir fiil varsa bu fiil hukuka aykırı olacaktır. Ancak üçüncü bir kişinin mallarına verilen zarar ıztırar kapsamında değerlendirilebilecektir. Iztırar halinde gayrimenkullere verilecek zararları özel bir hükümle düzenlediği için MK mad. 753, menkullerde ise BK mad. 63/2 uygulanacaktır.

Zarar veya tehlikenin kaynağı üçüncü bir kişinin davranışı olabileceği gibi doğa olayları (kar, tipi, sel vb.) da olabilir. Eğer bir hayvan ya da şeyden kaynaklanan bir zarar veya tehlike varsa da ıztırar hali söz konusu olacaktır.

c. Önlenmek istenen zarar veya derhal meydana gelecek tehlike ile üçüncü kişinin malına verilecek zarar arasında bir denge olmalıdır

Bu şart BK mad. 63/2’de yer almamaktadır. MK mad. 753/1’deki “bu zarar ya da tehlike taşınmaza müdahaleden doğacak zarardan önemli ölçüde büyük ise” ifadesinden bu şartın kaynağını ortaya çıkmaktadır. Buradaki temel düşünce, ıztırar halinde kalana tanınmış olan üçüncü kişinin malına zarar verme hakkı, karşılıklı menfaatlerin karşılaştırılmasına dayanır.

d. Zarar veya tehlikeden korunmak için üçüncü şahsın malına tecavüz kaçınılmaz olmalıdır

Ancak ve sadece bu tecavüz sayesinde zarar ya da tehlikeden korunma imkânı olmalı ve zarar ya da tehlikeyi ortadan kaldırıcı nitelikle olmalıdır. Buna talilik ilkesi de denilmektedir.

e. Üçüncü kişiye verilen zarar iradi olmalıdır

Iztırar halinde üçüncü kişinin malına kasıtlı olarak zarar verme hali mevcuttur. Eğer kişi kendisini ıztırar halinde sanarak başkasının malına tecavüz ederse dahi aynen gerçek zaruret halinin hükümlerine tabi olacaktır.

Hukukçu/Asistan Haydar GÜLER

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir